Baraj tartışması büyüyor!

Malatya’nın Pütürge ilçesine yapılacak olan Büyükçay Barajı, bölgede yaşayan vatandaşlar tarafından istenmediği geçtiğimiz günlerde gündeme damgasını vurmuştu. Bölge haklı gerekçe olarak, Tepehan’a yapılacak barajın Malatya’ya değil Adıyaman’a fayda sağlayacağını belirtti. Öte yandan geçtiğimiz yıl büyük bir depremin yıkıcı etkisini gören Pütürge halkı, fay hattının yüksek risk teşkil ettiği yere baraj yapmanın doğru olmayacağını söyledi.

Baraj tartışması büyüyor!

Malatya’nın Pütürge ilçesine yapılacak olan Büyükçay Barajı, bölgede yaşayan vatandaşlar tarafından istenmediği geçtiğimiz günlerde gündeme damgasını vurmuştu. Bölge haklı gerekçe olarak, Tepehan’a yapılacak barajın Malatya’ya değil Adıyaman’a fayda sağlayacağını belirtti. Öte yandan geçtiğimiz yıl büyük bir depremin yıkıcı etkisini gören Pütürge halkı, fay hattının yüksek risk teşkil ettiği yere baraj yapmanın doğru olmayacağını söyledi.

Baraj tartışması büyüyor!
28 2021 - 10:00

Büyükçay Barajı Projesine tepkiler devam ediyor. Tepehan Bölgesine yapılması planlanan baraj, faaliyete geçtiği takdirde 2 bin haneli 5 bin nüfuslu 8 köyün sular altında kalacağı ileri sürülüyor. İşin tuhaf tarafı ise yapılacak bu proje Malatya’dan Adıyaman’a doğru akarak, Adıyaman’ın Kahta ilçesine fayda sağlayacak. Pütürgeli vatandaşlar, bu barajı kesinlikle istemediklerini belirterek, yetkililere seslendi.

Malatya’nın Pütürge İlçesi Tepehan Bölgesine yapılması hedeflenen Büyükçay Barajı Projesi, bölge halkı tarafından istenmiyor. Konu ile ilgili dikkat çekici ifadelerde bulunan MHP Malatya Pütürge İlçe Başkanı Mustafa Aluç, barajın bu bölgeye yapılması halinde burada yaşayan yöre halkının ciddi sıkıntılarla karşı karşıya geleceğini söyledi. Öte yandan Aluç, yapılacak olan Büyükçay Barajı’nın AK Parti Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın tarafından seçim vaadi gerekçesiyle siyasi bir rant kaynaklı olduğunu iddia etti.

 “NEMRUT’U MALATYA’YA YEDİRTMEYİZ DİYEN KİŞİ DEĞİL Mİ?”

Aluç, Büyükçay Barajı’nın Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın tarafından seçim vaadi olarak hazırlanan proje olduğunu ileri sürerek, “Biz bu gün varız yarın yokuz, en azından çocuklarımıza bırakacağımız bir köyümüz kalsın geride. Onu dahi çok görüyor birileri. Neymiş Ahmet Aydın seçim vaadi olarak ‘baraj yapacağının sözünü’ vermiş. İddia ediyorum ki bu barajın yapılması bizlerin tüm yaşam kalitesini yok etmeye programlı bir operasyon gerçekleştiriliyor. Operasyon merkezinde Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın var. Ahmet Aydın’ın daha dün Nemrut’u Malatya’ya yedirtmeyiz diyen kişi değil mi? Malatya Valiliği Nemrut resmini tanıtım afişine koyduğu için mahkeme yolu ile ilk fırsatta kaldırtan kişi değil mi? Peki, madem Nemrut’u kendisi için o kadar kıymetli, madem şehri için bu kadar hassas olan biri neden bizim topraklarımızda 8 köyü 2 bin hane 5 bin nüfusu yok etmekte bu kadar bonkör davranıyor?” ifadelerini kullandı.

“BÜYÜK BİR FAY HATTI ÜZERİNDE YER ALIYOR”

Büyükçay Barajı’nın yapılacağı bölgede fay hattının geçtiğini ifade eden Aluç, “Ayrıca, yapılacak baraj için gerekli ÇED raporu 2014 yılında alındı, bölgemizde 2020 itibariyle büyük bir deprem yaşandığı malumunuzdur. O da şunu gösteriyor; bölge bir deprem bölgesi, büyük bir fay hattı üzerinde yer alıyor olmamız. Alınan ÇED raporunun önemi burada tartışılmalıdır. Yani ÇED raporu alındığında muhtemeldir ki deprem olasılığı göz önünde bulundurulmadı. Onun için yeni ÇED raporunun alınması gerektiği şartı hâsıl olmuştur artık. TV’lerde jeofizik uzmanları bağıra bağıra açıklamalarda bulunuyor. Deprem bölgelerinde baraj benzeri dev projeleri bulundukları bölgeyi ihya etmez tersine çok büyük sorunlar doğurur ve büyük ölçekli projeler var ise durdurulması gerektiğini diye. Bilimsel veriler ortaya koyarak uyarılarını sıkça dile getiren uzmanların altını çizdikleri bu hususu görmezden gelmek gibi bir lüksümüz olamaz” diye konuştu.
 
UZMANLAR NE DEDİ?

Fay hatlarının yoğun olduğu ülkemizde barajların nasıl yapıldığına dair genel bir değerlendirme yapan İnönü Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr. Onur Onat, konu hakkında BUSABAH gazetesine konuştu. Onat, “Malatya’nın da üzerinde bulunduğu segment 80 kilometredir. Bu 80 kilometrelik segmentin 40 kilometrelik kısmı Elazığ depremiyle birlikte kırıldı. 6.8’lik Elazığ depreminden sonra oluşan artçılarla 5-10 kilometre arasında kırıla kırıla geldi. Şu anda kırılmamış 7 kilometre kaldığını tahmin ediyorum. Bundan sonra bu fay Adıyaman Sincik üzerinden Kahramanmaraş’a kadar gidecek. Dolayısıyla Pütürge’de yapılacak bir barajın, fay karakteristiklerin tükettiği enerjileri de göz önüne alacak olursak ve baraj yapım esnasında tüm adımları doğru yapılırsa herhangi bir sorun teşkil edeceğini düşünmüyorum” dedi.

“HERHANGİ BİR RİSK KAYDA GEÇMEDİ”

İnönü Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr. Onur Onat, baraj yapımında depremin etkisinin sorun teşkil edip etmeyeceği konusu hakkında önemli bilgiler anlattı. Onat, “Genelde ülkemizin toprakları yüzde 90 deprem tehlikesi altındadır. Ne yapı yaparsanız yapın ister, 4 duvarlı bir barınak isterseniz kompleks ve insanların çokça vakit geçirdiği bir alan yapın mutlaka deprem etkisini düşünmek zorundasınız. Bizim ülkemizde şu an itibariyle 600’e yakın baraj var. Ülkemizin büyük bir bölümünün deprem tehlikesi altında olduğunu düşünecek olursak depremden kaynaklı barajlarla ilgili herhangi bir risk kayda geçmedi. Bilimsel açıdan herhangi bir problemin olmadığını düşünürsek, yapılan barajların güvenli olduğunu söyleyebiliriz. Zaten İnşaat Mühendisliğinin temel çalışma alanı da budur.  Genelde İnşaat Mühendisi, özelde de Deprem Mühendislerinin çalışma alanı tüm yapıları, servis amacına hizmet edecek şeklinde ayakta durabilecek sağlamlıkta tasarlamaktır. Eğer yapı deprem esnasında çöküyorsa ya da ağır hasar alıyorsa bu da işimizi tam yapamadığımız anlamına gelir” şeklinde konuştu.

“ÖNEMLİ OLAN FAYIN KAREKTERİSTLİĞİDİR”

Barajların yapılacağı noktalar incelenirken özellikle fayın karakteristiğinin belirlenmesinin önem arz ettiğini belirten Onur Onat, “Fay hatlarını hali hazırda Elazığ depreminden sonra Karakaya Barajı’nda menbasında ince bir çizgiden gaz çıkışı olduğu ulusal basında da yer aldı. Ulusal basında yer alan Karakaya Barajı’nda menbasında takip eden fay kırığı da bunun en büyük işaretidir. Sonuç itibariyle bir gaz çıkışı yaşandı ama herhangi bir sorun teşkil etmedi. Burada önemli olan da fayın karekteristliğidir. Fayın karakteristiğine bakmak lazım ne kadar sürelerle deprem üretmiş, bu depremlerin ortaya çıkardığı enerji ve büyüklükleri bir de deprem kaydının maksimum ivmesi ne bunları göz önünde bulundurmak gerekir” ifadelerine yer verdi.

“BİR SORUN TEŞKİL EDECEĞİNİ DÜŞÜNMÜYORUM”

Doğu Anadolu fay hattının genel özelliklerinden bahseden Doç. Dr. Onur Onat, “Doğu Anadolu fay hattına bakacak olursak genellikle 6 segmentten oluşuyor. Malatya’nın da üzerinde bulunduğu segment 80 kilometredir. Bu 80 kilometrelik segmentin 40 kilometrelik kısmı Elazığ depremiyle birlikte kırıldı. 6.8’lik Elazığ depreminden sonra oluşan artçılarla 5-10 kilometre arasında kırıla kırıla geldi. Şu anda kırılmamış 7 kilometre kaldığını tahmin ediyorum. Bundan sonra bu fay Adıyaman Sincik üzerinden Kahramanmaraş’a kadar gidecek. Dolayısıyla Pütürge’de yapılacak bir barajın, fay karakteristiklerin tükettiği enerjileri de göz önüne alacak olursak ve baraj yapım esnasında tüm adımları doğru yapılırsa herhangi bir sorun teşkil edeceğini düşünmüyorum” söylemlerini kullandı.

“DEPREM TEHLİKESİ 4 FARKLI DÜZEYDE ELE ALINIYOR”

Ülkemizin baraj yapımı konusunda başarılı çalışmalar elde ettiğini ifade eden Onat, “2018 Deprem Yönetmeliğine göre deprem tehlikesi 4 farklı düzeyde ele alınıyor. Barajlar da tasarlanırken deprem düzeyi 1’e göre yani 50 yılda aşılma ihtimali yüzde 2 olan depreme göre tasarlanır bununda geri dönüşüm periyodu 2475 yıldır. Bu 2475 yıla göre tasarlanmış olan depreme de barajların şimdiye kadar çok yüksek performansta tepki gösterdiğini biliyoruz. Zaten barajlar yapılırken de üzerinde olduğu zemin atılarak yani ana kayaya ulaşılarak yapılıyor. Bundan dolayı da bir risk teşkil edeceğini düşünmüyorum.  Bu anlamda da ülkemizin çok başarılı tecrübeleri vardır. Ülkemizde açılan ilk baraj Çubuk1 Barajıdır. Çubuk1 Barajı ne ömrünü tüketmiştir ne de bir sorun teşkil etmiştir” dedi.

“TÜRKİYE’DE ŞU ANDA 600’E YAKIN BARAJ BULUNUYOR”

Türkiye’de 600’e yakın baraj bulunduğunu ve bu barajların deprem kaynaklı bir sorun oluşturmadığını açıklayan Onur Onat, “Faylar kırıla kırıla geldi. Doğu Anadolu’daki fay hattı uzun bir süre sessiz kaldı. Bu sessizlik 2003 yılında Bingöl Depremi ile son buldu. Bingöl Karlıova bindirme kulağıdır. Bingöl’den yavaş yavaş Elazığ’a doğru Elazığ’dan Malatya Doğanyol üzerinden de Sincik tarafına sonra Kahramanmaraş oradan da Hatay’a kadar gidiyor. Yani Malatya’nın da üzerinde bulunduğu 80 kilometrelik fay hattında kuvvetle muhtemel 5-7 kilometrenin kırılmadığını düşünüyorum. Malatya’nın üzerinde bulunduğu 80 kilometrelik bir segment sonrasında 90 ve 130 kilometrelik bir segment var. Tabii bunların ne kadarının kırılabileceğine bağlı segmentin ne kadar enerji üreteceğini çokta tahmin edemiyoruz. Türkiye’de şu anda 600’e yakın baraj bulunuyor. Bu barajlarda da deprem kaynaklı herhangi bir risk oluşmadı. Çünkü biz bunları teknik olarak takipte ediyoruz. Katıldığımız konferanslarda ya da okuduğumuz makaleler aracılığıyla bu bağlamda herhangi bir kayıt tespit edilmedi” ifadelerini kullandı. (ŞÜKRAN MALKOÇ)

HABERMALATYADAN.COM
 
 

  • 0