Bu şekilde destekleme yapılacaksa...

Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Toplantısı’nda konuşan Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılıç, üreticilerin içinde bulunduğu sorunları gündeme taşıyarak sert açıklamalarda bulundu. Bu ülkede tarımın iyi yönetilmediğini savunan ve verilen desteklerin üreticinin eline geçmediğini ileri süren Başkan Kılıç, “Eğer bu şekilde destekleme yapılacaksa, devletin parası ülkemizin bütçesinde kalması, ülke için daha hayırlı olacaktır.’ Çünkü bu destekler üreticimizin eline geçmiyor” dedi.

Bu şekilde destekleme yapılacaksa...

Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Toplantısı’nda konuşan Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılıç, üreticilerin içinde bulunduğu sorunları gündeme taşıyarak sert açıklamalarda bulundu. Bu ülkede tarımın iyi yönetilmediğini savunan ve verilen desteklerin üreticinin eline geçmediğini ileri süren Başkan Kılıç, “Eğer bu şekilde destekleme yapılacaksa, devletin parası ülkemizin bütçesinde kalması, ülke için daha hayırlı olacaktır.’ Çünkü bu destekler üreticimizin eline geçmiyor” dedi.

Bu şekilde destekleme yapılacaksa...
08 Kasım 2019 - 15:50

Malatya Ziraat Odaları İl Koordinasyon Toplantısı dün gerçekleştirildi. Malatya’daki tüm ziraat oda başkanlarının katıldığı toplantıda üreticilerin borç konuları ele alındı. Toplantı öncesi oda başkanları adına bir basın açıklaması yapan Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Yunus Kılıç, önemli değerlendirmede bulundu.

Malatya ziraat odaları olarak 2019 yılı içerisinde üreticilerin kendilerine ilettiği sıkıntıların çözümü için çaba sarf ettiklerini belirten Başkan Kılıç,  ziraat odalarının hangi işleri yaptığını da söyledi.

“NEDEN 200 TL FATURA ÇIKARIYORSUNUZ?”

Ziraat odalarının ne iş yaptığını açıklayan Başkan Kılıç, “Üreticimizin işçi fiyatını belirler, üreticimizin biçerdöver fiyatını belirler, çiftçimize rehberlik yapar, tapu kaydını verir, iyi tarımını yapar, üreticiden gelen sıkıntıları da bürokrasi ve siyasilerle paylaşır. Biz 2019 yılı içerisinde devletimizin üretici adına verdiği desteklerin üreticiye yetişmediğini birçok yerde paylaştık. Ve sonuçta şunu öğrendik: TEDAŞ’a gittiğimizde neden üreticilerin sayaçlarını, kullanamadığı halde 200 TL fatura çıkarıyorsunuz dediğimizde, evet şirket kendi menfaatlerine, okuma bedeli olarak kullanılmayan trafoya dahil çitçiye fatura kestiğini ve ikinci faturada üreticinin abonesini iptal edip, avukata verip, tekrar abone yaptırdığını ve bunu neden yapıldığını sorduğumuzda ‘kendilerinin şirket olduğunu, şirketin menfaatini korumak durumunda olduklarını, kendilerinin haklı, çiftçinin her zaman haksız olduğunu dile getirdiler. Biz makine ekipman sanayisindeki yüzde 100 zamları sorduğumuz zaman makine ekipman firmaları doların yükseldiğini, kendilerinin haklı olduğunu, eli nasırlı üreticilerin haksız olduğunu bize söylediler” diye konuştu.

“DEMEK Kİ BU MEMLEKETTEKİ HERKES HAKLI”

Ziraat odaları olarak sorunları her platformda anlattıklarını ifade eden Başkan Kılıç, “Biz Tarım Kredi kooperatiflerinin kapısına gidip de ‘niçin bu üreticiden dosya parası, komisyon alıyorsunuz, niçin yüzde 38 faiz uyguluyorsunuz’ dediğimizde Ziraat Bankalarından para alıp çiftçiye verdiklerini kendilerinin haklı, çiftçinin haksız olduğunu söylediler. Biz Devlet Su İşlerinin kapısına gidip de 2019 yılında kayyumların atanmasıyla ‘neden bu su fiyatları 2 katına çıktı’ dediğimiz de sanki barajlardaki suyu dolarla alıyorlarmış gibi kendilerini haklı icraya verdikleri çiftçinin haksız olduğunu gördük. Demek ki, bu memleketteki herkes haklı. Sadece haksız olan o da üreten çiftçi. Ürettiğini satamayan çiftçi. Kayısıyı üretmiş, satamıyor. Hayvan beslemiş, kestiremiyor. Bu ülkede devlet hayvancılığa büyük destekler verdiği halde et ithalatının bugüne kadar devam etmesi Türkiye’deki stokların artık bozulur duruma geldiğini herkes biliyor. Yani dayılar eti ithal edip para kazanacak diye bu ülkenin üreticisine, bir taraftan destek bir taraftan batırma yoluna gidildi. İşte ziraat odaları olarak bunları her platformda anlatıyoruz” şeklinde konuştu.

Desteklerin olduğunu ancak üreticilerin eline geçmediğini ileri süren Başkan Kılıç, “Biz ‘bu üreticimizin hali ne olacak?’ diyoruz. Bu yıl, evet ülkemizin ekonomik şartları uygun olmayabilir, çiftçi borçları ertelenmedi. Çiftçi en başta Sayın Valimizin, Sayın Kaymakamımızın kapısına koşmuyor. Çiftçi, önce ziraat odalarının kapısına geliyor. Ziraat odası başkanı, ‘Ben borcumu ödeyemiyorum, ben yıllardır zarar ediyorum, benim borcum ertelenmedi, ne yapacağım?’ diye her gün kapımızı aşındırıyorlar. Biz de geçen ay TBMM’deki tüm vekillerimize gidip bunu bir bir anlattık. Her ilden bir ziraat odası başkanı olmak üzere Tarım Bakanımızla görüştük. Bu ülkede gerçekten tarım iyi yönetilmiyor. Evet, devlet bize çok destek veriyor, biz bunu kabul ediyoruz, bu desteği verenlere de teşekkür ediyoruz, fakat uygulamalarda hata var. Eğer devlet yüzde 50 makine ekipman desteği verirken, makine ekipman sanayisi yüzde 50 zam yapıyorsa, bu destekleme üreticimizin eline geçmiyor demektir. Eğer biz arpayı 1 lira 10 kuruştan Toprak Mahsulleri Ofisine veriyor, 2 lira 20 kuruştan arpa tohumu alıyorsak, demek ki verilen destek üreticimizin eline geçmiyor. Eğer biz mazot, gübre desteği olarak, bu yıl hükümetimiz açıkladı 19 lira 27 kuruş oldu, ama dekar başına 19 lira para alıyorsak, Devlet Su İşleri’ne suya yüzde 100 zam yapılarak, 40 liralık kayısı sulaması 80 lira oluyorsa bu destek üreticimizin eline geçmiyor demektir. İşte biz, bunlardan rahatsızız. Biz bunları anlatamıyoruz” ifadelerine yer verdi.

ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ SİYASET ÜSTÜ BİR KURUMDUR

“Biz söylüyoruz, diyoruz ki, ‘Eğer bu şekilde destekleme yapılacaksa, devletin parası ülkemizin bütçesinde kalması, bu ülke için daha hayırlı olacaktır.’ Çünkü bu destekler üreticimizin eline geçmiyor” diyen Başkan Kılıç, sözlerine devam etti:

“İşte biz ziraat odaları olarak ayda bir bu toplantıları yapıyor, arkadaşlarımızla istişarelerde bulunuyoruz ve tuttuğumuz raporları Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanlığı’na gönderiyoruz. Aynı zamanda biz de Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesiyiz. Türkiye Ziraat Odaları Birliği siyaset üstü bir kurumdur. Hiçbir siyasi partinin bayrağını sallamaz. Genel Başkanımız Şemsi Bayraktar, dik duruşuyla yıllardır Türkiye’de rakipsiz, Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşunun başkanıdır. Rakibi yoktur, bundan sonra da olamayacaktır. Çünkü Şemsi Bayraktar, hiçbir siyasi partinin bayrağını sallamıyor, sadece bir bayrak sallıyor, o da Türkiye Cumhuriyeti’nin şerefli olan Türk bayrağıdır. İşte bu yüzden biz her ayın ilk haftası Perşembe günü biz burada bir araya geleceğiz. Ve üreticimize yapılan bu haksızlıklar bitirilinceye kadar sesimizi duyurmaya çalışacağız. Biz Tarım Bakanlığı’ndan şunu istiyoruz: Et ithalatını yaptıran kim ise, etin az olduğunu rapor eden kim ise bugün nasıl ki, canlı hayvan ve et ithalatını Bakanlığımız durdurdu, o zaman bugüne kadar et ithalatını yaptıranları hesaba çeksin. Biz üretici olarak bunları istiyoruz. Dolarda yüzde 10 bir dalgalanma oldu diye makine ekipmanlara yüzde 100 zam yapanların hesaba çekilmesini istiyoruz. Tarımsal ilaçlarda bir yılda yüzde 300 artış yapan firmalardan hesap sorulmasını istiyoruz. Bu üreticilerin hakkını birilerine yedirmesinler.”

Basın açıklamasından sonra ziraat oda başkanları, asker selamı vererek Suriye Barış Harekâtı’nı destek oldular. (BUSABAH gazetesi-MUTLU SARIGÜL)

HABER MALATYADAN
 
 

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum