"Kendimizi ve evcil dostlarımızı kenelerden koruyalım"

Koronavirüs salgının unutturduğu en önemli hastalıklardan bir tanesi olan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’ne karşı uyarılarda bulunan Doğa Veteriner Kliniği Veteriner Hekimi İbrahim Uzun, sıcak mevsimlerin beraberinde kene, pire ve sineklerle bulaşan pek çok hastalığı getirdiğini kaydetti. Sıcak iklim kuşaklarında yaşayan kişiler ve hayvanların yılın büyük bir bölümünde kenelere maruz kalma riskini taşıdığını ifade eden Uzun, “Bu sebeple öncelikle evcil dostumuzu kenelerden korumamız gerekir” dedi.

"Kendimizi ve evcil dostlarımızı kenelerden koruyalım"

Koronavirüs salgının unutturduğu en önemli hastalıklardan bir tanesi olan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’ne karşı uyarılarda bulunan Doğa Veteriner Kliniği Veteriner Hekimi İbrahim Uzun, sıcak mevsimlerin beraberinde kene, pire ve sineklerle bulaşan pek çok hastalığı getirdiğini kaydetti. Sıcak iklim kuşaklarında yaşayan kişiler ve hayvanların yılın büyük bir bölümünde kenelere maruz kalma riskini taşıdığını ifade eden Uzun, “Bu sebeple öncelikle evcil dostumuzu kenelerden korumamız gerekir” dedi.

17 Haziran 2020 - 15:19

Koronavirüs (Covid-19) salgınıyla mücadele eden Türkiye, bu salgını yenebilmek için çeşitli tedbirler alıp normalleşmeye dönse de,  Covid-19’la neredeyse tehlikesi aynı seviyede olan Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi’ne (KKKA) neden olan keneleri unutmuş durumda. Bu tehlikenin boyutunu gözler önüne seren ve önemli açıklamalarda bulunan Doğa Veteriner Kliniği sorumlu Veteriner Hekimi İbrahim Uzun, evcil hayvanların da bu kenelerden korunması gerektiğini dile getirerek, havaların ısınıp bahar ve yaz günlerinin geldiği şu günlerde pek çok hastalıkta artış görüldüğünü söyledi.
 
KENE, PİRE VE SİNEKLER…
 
Bu hastalıklardan en belirgininin kene ile bulaşan K.K.K.A. olduğunu ifade eden Uzun, “En belirgin sorunumuz kedi ve köpeklerimizde, kene ve pire gibi dış parazitlerin daha sık görülmesidir. Hemen her hasta sahibimizin en büyük korkusu ise kene ile bulaştığı bilinen K.K.K.A. hastalığı. Sıcak mevsimler beraberinde kene, pire ve sineklerle bulaşan pek çok hastalığı getiriyor. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının etkenini taşıyan kene türünün her bölgemizde bulunmadığını bilmekle birlikte, yine de bu hastalıkla ilgili bilgi sahibi olmanın faydası olacaktır. Zira pek çoğumuz yıl içerisinde pek çok kez farklı yerlere seyahat etmekteyiz” şeklinde konuştu. 
 
KLİNİK BELİRTİLER BİR HAFTADA ORTAYA ÇIKAR
 
“K.K.K.A. hastalığı, ilk olarak Kırım'da ve daha sonra da Kongo'da görülüp teşhis edildiği için bu bölgelerin isimleri ile anılmıştır” diyen Uzun, sözlerine şöyle devam etti:
 
“Yine 2002 yılından bu yana ülkemizde de görülmeye başlamış olup, özellikle Karadeniz ve İç Anadolu bölgelerinde yaşayan kişiler daha büyük bir risk altındadırlar. Hastalığın bulaşma riskinin olduğu kişilerin başında veteriner hekimler, çiftçiler, arazide çalışanlar, askerler ve piknik yapanlar gelmektedirler. Hastalık, larva veya nymph evresindeki kenelere, virüs bulunan bir konakçıdan bulaştıktan sonra, doyan keneler konakçıdan ayrılarak ergin forma geçerler ve kışı geçirebilecekleri inaktif bir döneme girerler. Bu inaktif dönemi, zarar görmeyecekleri, soğuktan ve diğer dış etkilerden korunabilecekleri yerlerde geçiren keneler, havaların ısınması ile birlikte aktif hale gelerek yeni bir konakçı ararlar. Bu konakçı memeli hayvanlar ya da insanlar olabilir. Yeni konakçıya tutunarak ondan kan emmeye başlayan enfekte kene, aynı zamanda konakçı üzerinde çiftleşebilir. Yaklaşık iki hafta konakçıdan kan emerek virüsü bulaştıran ve burada kalan kenelerin dişileri, daha sonra yumurtalarını bırakmak üzere konakçıdan ayrılırlar. İşte K.K.K.A. hastalığı bu şekilde bir yıldan diğerine aktarılmış olur. Önemli bir nokta da şudur ki:  virüs hayvanlarda çoğalabilmesine rağmen onlarda hastalık oluşturmaz. Virüs, insanlara bulaştıktan sonra en fazla bir hafta içinde klinik belirtiler ortaya çıkmaya başlar.  Bunların başında yüksek ateş, halsizlik, baş ağrısı, kırıklık, kollar, bacaklar ve sırtta şiddetli ağrılar, belirgin iştahsızlık, bazen kusma ve ishal, yüz ve göğüste kırmızı döküntüler, gözlerde kızarıklık, burun kanaması, dışkı ve idrarda kan görülmesi ve vücuttaki morluklar sayılabilir.”


 
ÖNCELİKLE EVCİL DOSTUMUZU KENELERDEN KORUMAMIZ GEREKİR
 
Kenelerden bulaşan tek hastalığın K.K.K.A. olmadığını söyleyen Uzun, “Öncelikle hastalığın kenelerle bulaştığı ve kenelerle bulaşan tek hastalık olmadığını bilmek gerekir. Bu durum da kendimizi ve evcil hayvanlarımızı kenelerden koruma zarureti doğurmaktadır. Sıcak iklim kuşaklarında yaşayan kişiler ve hayvanlar yılın büyük bir bölümünde kenelere maruz kalma riski taşırlar. Bu sebeple öncelikle evcil dostumuzu kenelerden korumamız gerekir. Periyodik olarak yapılan anti-dış paraziter uygulamalar bize kene ve diğer dış parazitlerden korunma konusunda yardımcı olmakla birlikte, bu ürün ve ilaçları veteriner hekim kontrolünde uygulamak gerekmektedir. Kedi ve köpeğinizi veya beslediğiniz başka tür bir evcil hayvanı dış parazitlerden korumak için mutlaka bir veteriner hekimden yardım alınız. Size vereceğimiz tavsiyeler ile bu konuda rahat bir nefes almanızı sağlayabiliriz” ifadelerine yer verdi.
 
PARAZİTER UYGULAMALAR ASLINDA ÇOK ÖNEMLİ
 
Uzun, “Özellikle yaz mevsiminde geniş ve yoğun bir yayılım gösteren kenelerin, K.K.K.A. hastalığı dışında başta LYME olmak üzere pek çok hastalığı da bulaştırabildiğini aklımızdan çıkarmamak gerekmektedir. Bazı hasta sahiplerimiz tarafında çok önemsenmeyen periyodik anti - dış paraziter uygulamalar aslında çok önemlidir.  Kendimizi bu parazitlerden korumanın ilk adımı evcil dostumuzu paraziterlerden korumaktır. Bu tür yerlere gittiğinizde bir kene tarafından ısırılırsanız lütfen keneyi kendi imkanlarınızla çıkarmaya çalışmayınız ve bir sağlık kurumuna başvurunuz. Yine aynı şekilde evcil dostunuz da kene tarafından ısırıldığında bir veteriner hekime başvurmanızı şiddetle öneririm” dedi. (MUTLU SARIGÜL)

HABERMALATYADAN.COM

 

YORUMLAR

  • 1 Yorum