Müteahhitler de vatandaş da mağdur

Müteahhitlerin inşaat malzemelerine gelen zamları mecburen yaptıkları dairelere yansıttıklarını dile getiren MİMDER Başkanı Mehmet Bülbüloğlu, dolayısıyla vatandaşların daire almasının hayal olduğunu belirterek, kendilerinin de daire satamadıklarını ifade etti. Bülbüloğlu, daire alma noktasında vatandaşlara çağrıda bulunarak, “İnşaat malzemelerindeki fiyat artışı hala devam ediyor, durdurulamadı. Buna bağlı olarak hem daire hem dükkân fiyatları artış gösterecektir" dedi.

Müteahhitler de vatandaş da mağdur

Müteahhitlerin inşaat malzemelerine gelen zamları mecburen yaptıkları dairelere yansıttıklarını dile getiren MİMDER Başkanı Mehmet Bülbüloğlu, dolayısıyla vatandaşların daire almasının hayal olduğunu belirterek, kendilerinin de daire satamadıklarını ifade etti. Bülbüloğlu, daire alma noktasında vatandaşlara çağrıda bulunarak, “İnşaat malzemelerindeki fiyat artışı hala devam ediyor, durdurulamadı. Buna bağlı olarak hem daire hem dükkân fiyatları artış gösterecektir" dedi.

Müteahhitler de vatandaş da mağdur
09 2021 - 09:07

İnşaat malzemelerine gelen zamlarla adeta bir çıkmaza giren müteahhitler bu problemlerini çözmek için çalışmalar yapsalar da, maalesef hiçbir yol kat edemediler. Fiyat artışları hala bu günlerde devam etse de sorunlarının sadece malzemelerle sınırlı kalmadığını, müteahhitlerin birçok problemle karşı karşıya olduğunu yaptığımız röportajla anlatan Malatya İnşaat Müteahhitleri Derneği (MİMDER) Başkanı Mehmet Bülbüloğlu önemli açıklamalarda bulundu. Özellikle yerel yöneticilerden destek beklediklerini açıklayan Bülbüloğlu’yla yaptığımız röportajın ayrıntısı şöyle:

-Pandemiden önce fiyatları artan ve sonra da artmaya devam eden inşaat malzemeleri, siz müteahhitleri gerçekten zor duruma düşürüyor. Bu fiyat artışlarına karşı neler yaptınız?

İnşaat piyasası 2018 yılında başlayan döviz kurundaki hareketlilikten kaynaklanan krizle beraber yaklaşık 3 yıldır sancılı bir sürecin içerisinde. Bu 3 yıllık sancılı süreçte arada 2019’a doğru yüzde 0,64 civarında bir faiz indirimi gelemeseydi belki de şu anda birçok müteahhit arkadaşımız, üyemiz çok zor durumda kalacak, belki de iflasın eşiğine gelecekti. Bizler için faiz indirimi bir can suyu oldu. 2018 yılında yüzde 30, yüzde 40 artan inşaat malzemeleri bir nebze karşılığını bulabilecek bir seviyedeydi. Ancak son bir yıl içerisinde inşaat malzemelerinde özellikle ana kalem malzemeleri olan demir, çimento, cam, MDF, elektrik ürünleri, tesisat ürünleri girdi maliyetlerini yüzde 100-yüzde 150 arasında bir artış meydana geldi. Bu artış maalesef inşaattaki üretimin yavaşlamasına, hatta neredeyse durmasına neden oldu. Biz bununla alakalı çalışmalar yaptık, raporlar hazırladık, raporları hükümete gönderdik, milletvekillerimize gönderdik, yerel yöneticilerimize gönderdik, ancak maalesef halen beklenen sonucu alamadık. Sadece yerelde MİMDER olarak değil, bağlı bulunduğumuz İMKON İnşaat Müteahhitleri Konfederasyonu’nda da birçok çalışma yaptık. Ticaret Bakanımıza kadar bu rapor sunuldu. Ancak karşılığını hiçbir şekilde alamadık. Hala bunda bir bekleyiş söz konusu. Bunun kaynağında üreticilerin keyfi davranışları söz konusu. Yoksa şu anda döviz kuru yüzde 20-30 artış gösterirken bir inşaat malzemesinin, örneğin 3 bin 100 lira olan demirin 2020 mayıs ayında, bugün 2021 mayıs-haziran ayında 7 bin 500 lira olması hiçbir şekilde ne hammadde ne de döviz kuruyla açıklanamaz bir durum. Bu tamamen üreticilerin kendi üretim kapasitelerini koordine ederek, ihracatı ön plana alarak, devletin de bu konuda desteğini aldığı için iç piyasadaki üreticiyi, iç piyasadaki müteahhidi, malzemeciyi ezme durumudur. Şu anda maalesef bunun altında eziliyoruz. Dolayısıyla vatandaş eziliyor. Çünkü inşaat her zaman söylüyoruz, lokomotif bir sektör, 200 alt sektörü besliyor. Dolaylı yoldan beslediği milyonlarca insan var. Bu artıştan dolayı daire fiyatlarına mecburen yansıtıyoruz. Daire fiyatlarına yansıttığımız zaman vatandaşın daire alma düşüncesi hayal oluyor. Bu artış şu an hala devam ediyor. Vatandaşlarımızı şunu her zaman söylüyoruz, daire almak için hakikaten acele etsinler. Çünkü hala ihtiyaç var. Daire değişimi söz konusu, talep var; ancak fiyatlardan dolayı maalesef vatandaş biraz uzak duruyor. Ama bu artış devam edecek, çünkü inşaat malzemelerindeki artışımız hala devam ediyor, durdurulamadı. Buna bağlı olarak hem daire hem dükkan fiyatları artış gösterecektir. Bu konuda talepleri olan vatandaşlarımız, hemşehrilerimiz ellerini bence çabuk tutsunlar.

-Evet, vatandaşlar daire fiyatlarının yükselmesinin suçlusu olarak sizi görüyorlar. Tabii ki siz de bunu sözleriniz arasında itiraf ettiniz. Çünkü malzemelere gelen zamları dairelere yansıtıldığını söylediniz. Peki, inşaat malzemelerinde düşüş olsa daire fiyatlarında da bir düşüş olur, vatandaşlar rahatlıkla daire alabilirler mi?

Biz zaten bu fiyatlara daire satamıyoruz. Bizim satışımız çok düştü. Rakamsal olarak da istatistiklere bakıldığı zaman bu aşikar. Tabii ki malzeme fiyatı düştüğü zaman ona endeksli olarak daire fiyatlarını aşağıya çekmek zorundayız. Çünkü bunun en büyük zararını zaten bizler de görüyoruz. Çünkü şu anda satışımız yok. Satış olmadığı için vatandaşın alım gücünün o seviyeye hem malzeme fiyatlarının hem daire fiyatlarının inmesi şart. Bunun için sonuç ve çözüm ortada. Yöneticilerimizin bu işe artık ciddi bir şekilde eğilmesi lazım. Çünkü bu siyaset üstü bir durum. Sadece bu Malatya’nın, MİMDER’in, müteahhidin sorunu değil, burada bütün esnaf, bütün vatandaşlar, bu işten ekmek yiyen bütün ustalar, işçiler herkes etkileniyor. Şu anda konut üretimi yavaşlamaya doğru gidiyor. Önümüzdeki yıl bu oranın daha da düşeceğini, bizim inşaat üretimimizin daha da düşeceğini ön görüyoruz.

-Malzemeye gelen zamlar sizleri ezerken, müteahhitler belediyelerin de kendilerini ezdiğini iddia ediyorlar. Böyle bir şey var mı? Belediyeler sizler için neler yapmalılar, size nasıl faydaları olabilir?

Bizim öncelikle belediyelerden talebimiz üyelerimizin işlerini kolaylaştırması. Yani işlemlerinin hızlı geçmesi. Harçlar konusunda yardımcı olunması. Çünkü artık eskisi gibi o geniş zaman yok. şu anda müteahhit bir liranın hesabını yapma durumuna geldi. Burada bizim en önemli çözüm ortağımız belediyeler, yerel yönetimlerimiz. Yerel yönetimlerimizin en önemli görevi bu şehrin sağlıklı yapılaşmasına, kentsel dönüşümün hızlanmasına katkıda bulunmak. Bunda biz çözüm ortağıyız. Bu ortaklık yürütülürken birbirimize destek olmamız şart. Bu konudaki desteği biraz daha artırarak devam ettirmeleri, öncelikle bu süreçte bence şehrimiz için çok önemli bir durum. Belediyelerimizden beklentilerimizi zaten yaptığımız ziyaretlerde, görüşmelerde dile getiriyoruz. Bu konuda onlar da bizi duyup, bu serzenişimize kulak vermelerini rica ediyoruz.

-Sizi eziyorlar mı?

Müteahhit yanında binlerce işçi çalıştıran, gittiği yere bir fabrika kuran ve orada dolaylı olarak şehrin potansiyelini artıran, gelişimini sağlayan, istihdam sağlayan bir işadamı. Bir işadamının da karşılanması gereken beklentileri var. Bu beklentiler ise işlerinin hızlı yürümesi, maddi olarak zorlanmaması, çünkü bizim ilk kalemimiz, ilk ayağımız belediyeler, belediyelerde bizim işlerimizin daha da kolaylaştırması. Bu noktada biraz ezildiğimizi söyleyebiliriz.

-Malatya’nın yapılaşması anlamında TOKİ sizler için bir engel mi?

Sayısal olarak baktığımız zaman TOKİ, çok fazla konut üretti. TOKİ’nin haricinde, belediyelerimiz üretti ve bizler de üretiyoruz. Talep-arz belli, talep karşılamıyor. TOKİ’nin burada yaptığı konutlar elbette ki, bizleri etkiliyor. Ancak burada belediyelerimizin de projeleri oluyor. Biz bu konuda, ‘Gelin bize verin, biz yapalım. Malatya’nın işadamı yapsın. Malatya’nın müteahhidi yapsın. Dışarıdan bir firma gelip yapacağına bizlerin yapması, paramızın Malatya’da kalsın, insanlarımız, esnaflarımız bundan faydalansın’ diyoruz. Ancak burada TOKİ eliyle fazla konut üretimi bizim sektörümüze de bir darbe vuruyor.

-Belediyelerin TOKİ ile ortak iş yapması, sizleri hayal kırıklığına uğratıyor mu?

Burada son yapılan gelişmelerde mesela Yeşilyurt Belediyesi’nin Turgut Özal Mahallesi’ndeki işi müteahhit kanalıyla yaptırılacak. Battalgazi Belediyesi’nin Şehit Fevzi Mahallesi’ndeki projesi Malatyalı bir müteahhit tarafından yapılacak. Bu sayıların artırılması lazım. Belediye bir müteahhit şirketi, bir esnaf veya bir işadamı değildir. Bu tarz projeler artırdığı zaman hem kentsel dönüşümde çok büyük bir atılım sağlarız hem de buradaki esnafımız, işçimiz, işadamımız gelirini burada kazanır, burada yer, burada bırakır. Yeşilyurt veya Battalgazi beledileriyle TOKİ konut yapmasın. Bu konuda bizimle ortaklık kursunlar. Her zaman talebimiz bu yönde.

-Diyelim ki belediyeler TOKİ ile değil de sizlerle ortak projeler yaptılar. Peki, yaptığınız konutlar, TOKİ konutları kadar ucuz olacak mı?

Bizim burada çalışan müteahhit firmalarımız var. Güçlü firmalarımız var. TOKİ’yle de iş yapan firmalarımız var. Bunlar aynı inşaat kalitesini, hatta fazlasını daha düşük maliyetle yapabilecek kapasiteye ve koordinasyona sahip bir ekibiz. Bu noktada üyelerimize güveniyoruz.

-Malatya olarak, özellikle çevreyolunun altı dediğimiz bölgelerde en büyük sorunumuz, binalarımızın, evlerimizin, parsellerimizin bitişik olması. Bu nedenle sizler bu bölgelere giremiyorsunuz. Yapılaşmanın yenilenmesi için insanlar uzlaşmıyorlar, bir araya gelemiyorlar. Dolayısıyla müteahhitler bu bölgelere giremiyorlar. Bu konunun bir çözümü var mı, neler yapılmalı?

Burada yerel yönetimler devreye girecekler. Belediye başkanlarına yaptığımız ziyaretler bununla ilgili tekliflerimiz oluyor. ‘Gelin çevreyolunun altında sizinle işbirliği yapalım, beraber bir kentsel dönüşüm masası oluşturalım ve de oraları dönüştürelim. Çünkü bir müteahhit firma tek başına oraya girdiğinde, orada boğulur ve çıkamaz. O parselleri teker teker toplanması bir müteahhit kanalıyla yapılması imkansız. Bu şekilde de kentsel dönüşüm sonuç alamıyor. Bu nedenle ortaklık yapabileceğimiz kişiler yerel yöneticilerimiz. Onlar resmi kurum gücünü kullanmaları. Vatandaşların bu konuda güveni daha fazla oluyor. Böylelikle oraların dönüştürülmesi çok daha hızlı olur. Ama bu dönüşümün yapılabilmesi için bunların hepsi bir zincirin halkası. Merkezi yönetimin, yerel yönetimin, müteahhitlerin, vatandaşın, malzeme üreticileri bu noktada fedakar olması şart. Böylece Malatya’mızı hep beraber güzelleştireceğiz. Çözüm bu." (MUTLU SARIGÜL)
 
 

  • 0